MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2014 tarih ve 2013/67-2014/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. ile taşıma işlerinin yapılması için anlaştıklarını ve bu doğrultuda taşıma işi organizatörlüğü yaptığını, sözleşme kapsamında taşınacak eşyayı davalıya Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalattığını, 24.09.2007 tarihinde ...’den ...’ya taşınmak üzere motor yağı emtiasının ... plaka sayılı araca yüklendiğini, ancak daha sonra aracın, üzerindeki ürünlerle birlikte çalındığını, müvekkilinin ... A.Ş’nin zararını ödediğini, davalıya yaptıkları başvurunun hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, şimdilik 8.500 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Mahkemece, 4925 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin 4. fıkrası ile Genel Şartlar C-7 maddesinin 4. fıkrasına göre "Taşıma sigortasında da tazminat yükümlülülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı, davalının temerrüdünün 10/11/2007 tarihinde oluştuğu, bu tarih ile dava tarihi olan 14/05/2013 tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın vaki zamanaşımı def'i sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy