MAHKEMESİ: ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2013/38-2014/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 1980’den beri kuyumculuk piyasasında olduğunu, 2006’da kurulan şirketle faaliyete devam ettiğini, 03/02/2000 tarihinde 14. sınıf emtiada müvekkil şirket yetkililerinden ... adına kaydedilen “...” markasının daha sonra müvekkil şirkete devredildiğini ve şirket sahiplerinin soyadı olan markanın kuyumculuk sektöründe kullanıldığını, davadışı ... şirketinin itirazı nedeniyle söz konusu marka kuyumculuk eşyaları için tescillenemese de bu alanda faaliyete devam edildiğini, davalının “... + şekil” ibaresi ile 14 ve 42. sınıfta 2010/81239 nolu markasını, 2011/97106 sayılı “... ” markasını ve 2011/97118 nolu “...” markasını 35. sınıf dahil olmak üzere kötü niyetle tescil ettirdiğini, 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca müvekkilinin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu, "..." ibaresinin her iki taraf markalarında da aynen yer aldığını, davalı markalarının müvekkil markalarıyla karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek davalının markalarını 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tedbir kararı verilmesini, davalıya ait 2010/81209 nolu markanın 14. sınıfta bulunan “kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altın, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan yapılan takılar” emtiası için, 2011/97106 ve 2011/97118 nolu markanın 35. sınıfta yer alan “kuyumculuk eşyaları için müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması amacıyla malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından kısmi hükümsüzlüklerine 2010/81239 nolu markanın emtiasında bulunan 14. sınıfta yer alan “kol düğmeleri, kravat iğneleri, heykeller, biblolar, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları saat kordonları dahil)”, emtia için kısmi hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin soyadının “...” olduğunu, müvekkilinin soyadını unvan olarak kullanma hakkına sahip olduğunu, davacı şirket sahipleri ile uzaktan akraba olduklarını, müvekkilinin durumunun karşı tarafça bilindiğini, faaliyet alanları ve müşteri kitlelerinin farklı olduğunu, müvekkil şirketin kıymetli taşlarla ilgilendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 2010/81239 nolu “... + şekil” ibareli marka 14 ve 42. sınıflarda kayıtlı olup 14. sınıfta kayıtlı ürünler bakımından marka, davacının öncelik sahibi olduğu “...” esas unsurlu marka ile karıştırılabilecek denli benzer olduğu, 14. sınıfta yer alan kol düğmeleri, kravat iğneleri, saatler ve bunun gibi ürünler bakımından davacının tescilli markadan gelen öncelik hakkı bulunduğu, 2011/97106 ve 2011/97118 sayılı markalar ise 35. sınıfta kuyumculuk ürünleri mağazacılığında kayıtlı olup davacının öncelik hakkı bulunduğu, davalının markaları haksız kaydettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2010/81239 nolu “... + şekil” ibareli markanın 14. sınıfta yer alan “kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil), altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar”, “kol düğmeleri, kravat düğmeleri, heykeller, saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler, metronomlar ve parçaları, saat kordonları dahil)” emtiaları yönünden kısmi terkin edilmesine, 42. sınıf yönünden tescilinin devamına, 2011/97106 “... + şekil” ibareli ve 97118 sayılı “...+ şekil” ibareli markaların 35. sınıfta kayıtlı “müşterilerin malları elverişli bir biçimde görmesi ve satın alması için altın vb. mücevherat ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar vb. diğer yöntemlerle sağlanabilir)” emtiası bakımından terkin edilmelerine, markaların kaydına konulan ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu "..." ibaresi üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.