Taraflar arasında görülen davada verilen 30.12.2013 tarih ve 2012/366-2013/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin devirden önce 08.12.1999 ve 02.11.1999 tarihlerinde mevduatını yatırmak için başvurduğunu, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile yatırılan paranın kağıt üzerinde isimli bankaya gönderildiğini, fona devrinden sonra bankaya başvuran müvekkilinin hesabının offshore hesabına gönderildiğini öğrendiğini, alacağın tahsili için sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için açtığı davada aldığı ilamın infaz kabiliyetinin olmadığının tespit edildiğini belirterek 3.300,00 TL'nin 08.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile 1.000,00 TL'nin 02.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %89 faiziyle bu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, yetki, görev, husumet, kesin hüküm, zamanaşımı defi, hakdüşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, görev, yetki, kesin hüküm ve husumet itirazları ile zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacı tarafça yatırılan paranın bünyesinde tutularak offshore bankasına gönderilmediği, arafından kullanıldığı, bu şekildeki haksız eylemle mudilerin iradelerinin yanıltıldığı, kararı ile bu durumun kesinleştiği, davalı banka yöneticisi ve çalışanlarının bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini dolandırdıkları, davacının zararını offshore bankasından tahsil edemediği, bu nedenle davalı bankanın alacaktan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2.657,87 TL'nin 08.12.1999 tarihinden, 1.000,00 TL'nin 02.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka ve fer'i müdahil vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden fer'i müdahil harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02.10.2014-Y/K
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Full & Egal Universal Law Academy