(5718 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/615-2014/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Almanya Heilbronn Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 16.11.2009 tarih ve 5 O 126/09 Sx kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kararın davalıya doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının kısıtlandığı ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi tebligat yapılmasının, keza Federal Mahkemenin, Alman Usûl Kanunlarının, tebligata ilişkin Lahey Sözleşmesi'nden üstün olarak tutulmasına ilişkin karar gerekçesinde açıkladığı hususların kamu düzeninden olan Türk Usul ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki, temyiz mahkemesi kararları gereğince, tenfize konu yabancı mahkeme kararında şerh edilen karar tebliğ (sonradan yapılan tebliğ) ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'nın 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy