Taraflar arasında görülen davada verilen 26/02/2014 tarih ve 2011/186-2014/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/07263 nolu faydalı model belgesine sahip olduğunu, davalının müvekkilinin faydalı modelden doğan haklarını ihlal edecek şekilde rotovatör makinası ürettiğini, haksız rekabet yaptığını, müvekkili şirket çalışanını kendi bünyesinde çalıştırarak müvekkiline ait çizimlere ulaştığını belirterek faydalı model belgesine tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, 100.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının faydalı modelinin hükümsüzlüğüne ilişkin olarak dava açıldığını, faydalı modelin yeni olmadığını, tekniğin bilinen durumunu aşmadığını, davalı ...'in buluş sahibi olmadığı gibi buluşu da kopyalamaya çalışmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 2010/07263 nolu faydalı model belgesinin yenilik şartını taşımadığı tespit edilerek hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kararın PatKHK m. 131 kapsamında geçmişe etkili olduğu, faydalı modele tecavüzün söz konusu bulunmadığı, davalı ...'in işyeri değiştirmesi eyleminin tek başına haksız rekabet teşkil etmediği, davalının davacıya ait ticari sır ve değerli teknik bilgileri taşıdığına dair somut delil sunulamadığı, haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy