MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.01.2014 tarih ve 2012/35-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait feribotla ...-... arası yolculuk yapmak için 04.07.2007-05.07.2007 tarihinde geçerli olmak üzere gidiş dönüş bileti aldığını, 05.07.2007 günü ...’e vardıktan sonra eşyalarını gemide bırakarak hareket saati olan 16.00’da gemide bulunmak üzere gemiden ayrıldığını, saat 15.45’te taksi ile limana döndüğünde geminin çoktan hareket ettiğini gördüğünü, acenteye telefon edip durumu bildirdiğinde motorla gemiye ulaşması ve gemiye çekilmesinin önerildiğini, müvekkilinin bunu kabul etmemesi üzerine ...’a otobüs ile dönmesinin önerildiğini, bu teklifi de kabul etmemesi üzerine aynı geminin 4 gün sonra ...’da olacağı bildirildiğinden ...’dan gemi ile ...’a ancak 09.07.2007 tarihinde dönebildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.300,00 TL maddi, 4.500,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bilet üzerinde yazılı bulunan taşıma sözleşmesinin 2. maddesinde belirtilen şartlara uymadığını, ... Liman Müdürlüğü tarafından saat 15.45’te kalkışı istenen ... isimli geminin ... İşletmesi’nin 05.07.2007 tarihli kalkış raporunda görüleceği üzere saat 16.00’da kalktığını, davacının limana 15.45’te geldiği iddiasının doğru olmadığını, gelmiş olsa dahi taşıma sözleşmesinin 2. maddesine uymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının TTK’nın 1121. maddesi gereği gemiye zamanında gelmediği sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, AAÜT’nin 12. maddesine göre, “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Mahkemece, anılan tarife hükmüne aykırı olarak davalı yararına maddi tazminatın reddi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hüküm fıkrasına 3. bendi olan “Davalı vekille temsil olunduğundan (1500 Maddi, 1500 manevi olmak üzere.) toplam 3.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” bendinin kaldırılarak, yerine “Davalı vekille temsil olunduğundan (1300 maddi, 1500 manevi olmak üzere) toplam 2.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” bendinin eklenerek kararın DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.