MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/03/2014 tarih ve 2014/5-2014/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’nın 2007 yılında gerçekleştirilen olağanüstü genel kurula kadar şirketin diğer ortakları eşi ... çocukları ... ve ... olan ... Tic. AŞ’de %18 oranla ortak olarak yer aldığını ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, 06.04.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda yönetim kurumundaki görevinin sona erdiğini, bu tarihte gerçekleştirilen sermaye artırımına katılamayan müvekkilinin halen ortak olduğunu, ...’nın şirkette tek yetkili olduğunu, müvekkilinin 2007 yılı içerisinde şirkette hissedar olarak sahip olduğu hakları kullanmak istediğini ve fakat davalıların buna izin vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin ihtarname çekerek özel denetçi atanması talebinde bulunduğunu, bu talebin de reddedildiğini, daha sonra 06.04.2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında bu talebin kabul edildiğini ve özel denetçi atandığını, özel denetçinin raporunda 2007 yılı genel kurulunda kar payı dağıtılmasına karar verildiğini ve buna göre müvekkilinin hissesine isabet eden 340.585,54 TL’nin ortak hesaba aktarıldığını, yine 2003 yılında yapılan genel kurulda kar payı dağıtılmasına karar verildiğini ve ... hissesine isabet eden 80.144.74 TL’nin borçlanıldığını ve ...bank Özel Bankacılık şubesindeki ortak hesaba aktarıldığını, 01.10.2005 ila 30.09.2006 döneminde şirket ortaklarına kar payı dağıtılmadığını, ...bank ... Özel Bankacılık şubesi 434 nolu ortak hesabın her ne kadar ..., ..., ...’nın ortak hesabı olarak görülmekte ise de hesabın yegane imza yetkilisinin ... olduğunu, müvekkilinin her hangi bir tasarruf hakkının bulunmadığını, temettü tutarlarını haksız bir biçimde ele geçirdiğini, yine genel kurul kararları uyarınca yönetim kurulu üyesi sıfatı ile hak kazandığı huzur haklarını da alamadığını ileri sürerek ... AŞ’nin 28.05.2003 tarihinde borçlandığı 340.585,54 TL ve 01.06.2004 tarihinde borçlandığı 80.144,74 TL’nin bu tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline, ayrıca 2002 yılından 2006 yılına kadar olan huzur haklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili, şirketin 5 ortaklı bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ...’nın davacının kocası olduğunu, her yıl hazırlanan beyannamelerin davalı ... AŞ’den aldığı temettülerin huzur haklarının hesaplanarak davacı adına düzenlenen beyanname ile davacıya verildiğini, ...bank Özel Bankacılık ... şubesinde açılan hesap ile Yapı Kredi Bankası A.Ş. Koza Şubesi'ndeki hesapların tüm aile bireyleri için açıldığını ve münferiden işlem yapma yetkisine sahip olduklarını, davacının sahip olduğu hisseye karşılık tahakkuk eden kar payının müşterek hesaplara yatırıldığını, davacının şirket sermaye artırımında 1999 – 2001 ve 2004 de yapılan sermaye artışlarının kendisinde nakit alınmadan bu hesaplardan karşılanarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre, huzur hakları bakımından ...’nın 26.05.2003 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna girmesi kabul edildiği, 26.05.2003-30.09.2006 tarih aralığında davacının alması gereken net huzur hakkı toplamının 57.954,84 TL olduğu, davacının kar payı alacağına ilişkin olarak ise kar dağıtım tablosu düzenlendiği, kar payı alacağının ...bank'da bulunan hesaba havale edilerek ödendiği ve davacı tarafın alacak talepleri yönünden daha önce verilen ret kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçeleriyle davacının alacak talebine yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, huzur hakkına ilişkin taleplerinin ise kısmen kabulü ile 57.954,84 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirket ... A.Ş.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy