MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2010/116-2011/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ... ibareli 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 38, 39, 40 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren 1975/88548, 1975/52160, 1993/145081, 1998/199175, 1998/1505, 1998/8247, 2000/753, 2000/1502, 1998/204842, 1998/201876 sayılılar başta olmak üzere 202 adet markanın sahibi olduklarını, her iki müvekkiline ait markaların tanınmışlık vasfı bulunduğunu, davalının 15.08.2008 tarihinde 29. sınıf ürünleri içeren 2008/48958 sayılı ... ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkileri markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazın nihaî olarak da YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek 2010/M-1399 sayılı TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markasının davacılar markası ile iltibas yaratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacıların tescilli markaları ile ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ay ile hesaplanan süreler her ne kadar tebliğ tarihinden başlar ise de son gün bulunan 13.06.2010 tarihi pazar gününe denk geldiğinden takip eden günde dava açılmış olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.