MAHKEMESİ : ... 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2014 tarih ve 2013/117-2014/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin her türlü plastik eşyanın üretimi esnasında her türlü sentetik iplik ve plastik hammaddesinin renklendirilmesinde hammadde katkısı olarak kullanılan organik veya inorganik pigmentler içeren polieliten ve polipropilen granül olan plastik boyasının üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait ürünlerin perakende ya da toptan satış yapan mağazalardan temin edilmesinin mümkün olmadığını, bu ürünlerin doğrudan tüketicilerin kullanımına müsait olmayıp tamamen sanayiciler tarafından kullanıldığını, müvekili adına tescilli “...” ve “...” ibareli markalarının da bulunduğunu, bu markalarla seri marka oluşturma gayretinde olan müvekkilinin TPE nezdinde “...” ibareli markanın 02. sınıfta ve polietilen ve polipropilen granül olan plastik boyası yönünden adına tescili için başvurduğunu, başvuruya davalı ... Boya firmasınca itiraz edildiğini, YİDK tarafından verilen 2013-M-335 sayılı kararla başvurunun davalı firmaya ait markalarla iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ancak taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek TPE YİDK tarafından 11.04.2013 tarihinde verilen 2013-M-335 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; davalı firma adına tescilli redde mesnet “...” ibareli markanın davacının başvurusu öncesinde ve 02. sınıfta yer alan mallar yönünden müvekkili adına tescil edildiğini, taraf markalarının aynı veya benzer malları kapsadığını, davacı markasının esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğunu, markada yer alan “...” ibaresinin ekolojik veya ekonomik sözcüklerinin kısıltılmasıyla meydana geldiğini, ortalama tüketici nezdinde davacı markasının davalı ... Boya firmasınca üretilen ürünlerin bir alt ya da yan markası olarak algılanma ihtimali nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Tic. A.Ş. vekili; müvekkilinin, boya sektörünün öncü kuruluşlarından biri olduğunu, “...” ve “...” ibarelerinden oluşan 95 adet seri markayı adına tescil ettirdiğini, “...” ibareli markasını tanınmış marka statüsüne getirdiğini, davacının tescil başvurusunda bulunduğu marka ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; redde mesnet markaların asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, her iki markanın aynı sınıfta yer alan ürünleri kapsadıkları, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin ekonomik ve ekolojik kelimelerinin kısaltılmasından oluştuğu, davacı markasının, baskın unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde davalı ... Boya firmasına ait ürünlerin ekonomik veya ekolojik vasıfta sunumunu içeren bir alt ya da yan marka algısı yarattığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy