Taraflar arasında görülen davada verilen 10.10.2012 gün ve 2012/65-2012/165 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.01.2014 gün ve 2013/12057-2014/807 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibare ve biçimli 40. sınıf malları içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin ibareli, markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazıni tarafından kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazı inceleyen 2012/M-271 sayılı kararlarıyla müvekkili itirazının reddine karar verdiğini, başvuru konusu işaretin davalının markasıyla iltibas yaratmayacağını ileri sürerek, kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, redde mesnet alınan markaların ve başvuru konusu işaretin 40. sınıftaki hizmetleri içerdiği, başvuru ve redde mesnet marka kapsamındaki hizmetlerin aynı dağıtım kanallarına tabi olması, benzer ihtiyaçları gidermeleri, birbirleri yerine ikame edilebilme olanaklarının bulunması ve özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin iltibas kavramı içerisine dahil edilmesi karşısında aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin hecesi itibariyle aynı seri içerisinde aynı işletmeye ait markaların serisi niteliğinde olduğu biçiminde bir izlenim doğmasının kaçınılmaz olduğu, özellikle işarette yer alan enerji ibaresi itibariyle başvuru konusu işaretin, enerji sektöründe faaliyette bulunan ve ibaresiyle başlayan birçok marka tescili gerçekleştiren davalı işletme ile ilişkilendirilmesinin yüksek ihtimal olduğu, başvuruda yer alan farklılıkların bu algıyı ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.01.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
.../....
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy