MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2013 gün ve 2012/204-2013/45 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.02.2014 gün ve 2013/9075-2014/2348 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin babası ... ile ...'un ... markasını vücuda getirdiklerini, 1970'lerde ...'un kendi şahıs şirketini kurarak ... markasıyla lokum, helva, şeker işine girdiğini ve 2004'e kadar farklı adreslerde faaliyet göstererek ... markasını tanınmış hale getirdiğini, davalı şirketin ise ... Ldt. Şti'yi 2001 yılında satın aldığını ve faaliyete başladığını, ...'un tüm haklarını müvekkiline bıraktığını, bu sebeple müvekkilinin davalı şirkete ihtarname çekerek markayı kullanımına son vermesini istediğini ancak davalının bu iddiaları reddettiğini, müvekkilinin ya da babasının davalılara markayla ilgili herhangi bir hak devri işlemi olmadığını, müvekkilinin ...+ŞEKİL ibare ve biçimli 2011/12966 sayılı marka tescil başvurusunun davalıların adına tescilli benzer markalar olduğu için 556 sayılı KHK m.7/1.b gereği reddedildiğini, davalı şirketin 2010/12996 sayılı ... ibareli markayı tescil ettirdiğini, oysaki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalıların haksız rekabet yarattığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; davalı adına tescilli 2010/12996 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve müvekkilin ticaret unvanı aleyhine haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabetin men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, dava konusu markanın müvekkilin eskiye dayanan kullanımdan doğan gerçek hak sahipliğine ve ticaret unvanına tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve ref'ine, kurulacak hükmün ilanına, 10.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu markaların hukuka uygun olarak edinildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin adı geçen markaları hukuka uygun olarak devir yoluyla kazandığı, 2010/12996 sayılı markanın da tescille önceki markaların serisi haline geldiği, tescil ve kullanımın birlikte gerçekleştiği, davacının ise tescilsiz kullandığı ticaret unvanı ve markanın kesintisiz kullanımının söz konusu olmadığı için 556 sayılı KHK m.8/3 hükmünden yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 11.02.2014 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy