MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.02.2014 tarih ve 2013/261-2014/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde bulunan 45-712101-1 nolu hesabıyla ilgili olarak diğer davalı ... 'a her türlü bankacılık faaliyetini yapmak üzere yetki verdiğini, davalı ... 'un yetki verilmeyen 45-712101-2 nolu vadeli hesaptan 10.000,00 TL çektiğini ileri sürerek, çekilen paranın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacının ... Yemekcilik isimli şirkette çalıştığı sırada bu şirketin yetkilisi olan diğer davalıya her türlü bankacılık işlemi yapmak üzere yazılı talimat verdiğini, bu yetkiden sonra diğer davalının davacının hesabına 10.000,00 TL yatırmak istediğini, ancak davacı yatırılan paranın katılım hesabında değerlendirilmesini istediği için 45-712101-2 nolu hesap açılarak paranın bu hesaba yatırıldığını, diğer davalının yetki süresi içinde hesapta bulunan 10.000,00 TL'yi çekerek, kendi hesabına aktardığını, davacının beş yıl kadar bu olaya ses çıkarmadığını, kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu paranın yatırıldığı tarihte davacının, davalının büyük ortak ve yetkilisi olduğu firmada sigortalı çalıştığını, aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu, davacının verdiği yetkiye istinaden müvekkilinin davacının hesabını kullandığını, müvekkilinin şirket hesabından 10.000,00 TL çekerek aynı tarihte davacının hesabına yatırdığını, daha sonrada bu parayı çektiğini, paranın davacıya değil müvekkilline ait olduğunu, müvekkili ile davacının zamanla ilişkileri bozulunca davacının yersiz isnatlarda bulunduğunu, aradan beş yıl geçtikten sonra dava açmakta kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hesaptaki paranın hesap sahibi dışında bir başkasına ödenmesinden müşterilerine karşı ve tevdii edilen mevduat konusunda hafif kusurlarından dahi sorumlu olması gereken bankanın sorumlu tutulması gerektiği, parayı çeken davalının da sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin 25/08/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy