MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2013 tarih ve 2013/115-2013/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya ait 15 adet kurucu, 4 adet intifa senedi sahibi olduğunu, bu senetlerin 23.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar gereğince davalı banka tarafından satın alındığını ve 28.06.2005 tarihinde bedeli mukabilinde davalı bankaya ciro edilerek teslim edildiğini, devir işlemleri tamamlandıktan sonra davalı bankanın kurucu hisselerin satın alındığı tarihten önceki 2001-2002 ve 2003 yıllarına ilişkin vergilendirmede hata olduğunun, bu nedenle davalı banka tarafından vergi mahkemesinde açılan davaların kazanıldığının ve bu yıllara ait haksız olarak ödenen vergi ile fonların geri alındığının öğrenildiğini, bu durumda, ihtirazi kayıtla beyan edilen matrahın ödenen vergisi kadar müvekkiline eksik kar payı dağıtıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, sahibi olduğu hisse senetlerini müvekkili bankaya devrettiğinden artık bu senetlere dayalı olarak dava açma hakkının bulunmadığını, hisse senetleri devredildikten sonra müvekkilinin davacı tarafından ibra edildiğini, davacının sonraki yılların karına ilişkin talebinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 19 adet kurucu intifa senedi sahibi iken 23.06.2005 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile ana sözleşmenin ilgili maddelerinin değiştirilerek, kurucu intifa senetlerini düzenleyen hükümlerin kaldırıldığı ve bu senet sahiplerinin 23.06.2005 tarihine kadar 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/458 değişik iş sayılı dosyasında tespit ettirilen değerlerin üzerinden satışı konusunda karar alındığı, davacının bu karara itirazı olmayıp, kararın alınmasında kabul oyu kullandığı, hisselerinin tamamını davalı bankaya devrettiği, bedellerini aldığı ve aynı tarihte bankayı ibra ettiği, artık tüm hissedarlık haklarının 28.06.2005 tarihinde sona erdiği, sona eren bu haktan dolayı bir talepte bulunamayacağı, tüm talep haklarının davalı bankaya geçtiği, rızaen teslimin gerçekleştiği ve bedelini alarak ibra ettiği, bu senetlere dayanarak hiçbir hak talebinde bulunamayacağı zira, ibranamede söz konusu kurucu intifa senetleriyle ilgili herhangi bir itiraz ve dava hakkının kalmadığının belirtildiği, ibranamenin içeriği ve hukuki niteliği nazara alındığında davacının davalıdan her hangi bir talepte bulunamayacağı sonucuna varıldığı ayrıca, hisse senetlerinin devrinden yaklaşık 3 sene sonra Maliye Bakanlığı'nca iade edilen vergilerin İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/3 maddesine göre ödenme zorunluluğu da göz önüne alındığında, artık zamanında ödenmeseydi davacının kâr payının daha yüksek olacağı iddia edilerek devirden yaklaşık 8 sene sonra bir talepte bulunmanın MK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, iyiniyet kurallarına aykırı işbu davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile her ne kadar MK'nın 2. maddesine yönelik mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de, davacı tarafça hisse devri yapılırken verilen ibranamenin ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.