MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tüketici Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2009/549-2011/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka tarafından 16.11.1998 tarihinde davalılardan ... 'a kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kredili mevduat hesabı kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını kredi borcunun ödenmemesi üzerine, .... 12. Noterliği'nce 04.12.2000 tarihinde düzenlenen ihtarname keşide edilerek kredi borcunun ödenmesinin istendiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekkerrür olmamak kaydıyla , asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte 44.412,99 TL alacağın ana paraya dava tarihinden itibaren %153 ve artan oranlarda temerrrüt faiz oranı uygulanmak sureti ile ve BSMV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, 16.11.1998 tarihli sözleşme içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı vekili tarafından taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri ödeme planının dosyaya sunulmadığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlığa genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılması gerektiği belirtilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy