MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2013 tarih ve 2011/452-2013/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 07.01.2010 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesinin imzalandığını, buna göre davalının ... Dün. Un ve Unlu Mam. Gıd. İlet. Hayv. İnş. Taah. Nakl. Tur. Eml. Sos. Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti'ndeki 3920 hissesinin müvekkiline devrinin, müvekkilinin de 98.000,00 TL'yi davalıya ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin ön mutabakat sonucu bu hisse devir bedelinin kaparosu ve teminatı olarak iki adet kambiyo senedi düzenleyip davalıya verdiğini, sözleşmeden sonra davalının senetlerin yanında olmadığını belirterek iadesini yapmadığını, noterde düzenlenmiş sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere müvekkilinin tüm borcunu ödediğini, buna rağmen davalının anılan senetlere dayanarak takip başlattığını, müvekkilinin de haciz korkusundan borcunun tümünü 26.01.2011 tarihinde ödeyeceğini taahhüt edip ayrıca toplam 8.250,00 TL ödeme yaptığını, kötüniyetli davalının taahhüdü ihlal sebebiyle müvekkili hakkında şikayette bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haciz ve sair icra işlemlerden korkması sebebiyle ödediği 8.250,00 TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ve kardeşlerinin şirket hisselerinin devrine mukabil toplam 65.000,00 TL bedelli senet düzenleyerek müvekkiline verdiklerini, bir teminat senedi olmadıklarını, davacının dava konusu senetlerin ne amaçla düzenlendiğine dair bir beyanda bulunamadığını, senetler ödenmeyince davacıya çekilen protestodan sonra davacının bu senetlerin teminat senedi olduğunu iddia etmediği ve bu yönde bir dava açmadığını, hatta bu senetlere dayanılarak takip başlatıldığını, hacze gidildiğini, davacının borcunu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu ve bir kısım ödemeler yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takibe konu 2 adet bonoyu şekil şartlarına uygun doldurup davalıya verdiği, bonolarda teminat kaydının olmadığı, kural olarak menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olup bonoların teminat için verildiği hususunu ispata yönelik aynı değerde bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacının iddialarının ispatının senet yani kesin deliller ile mümkün olduğu, davacı vekili tarafından yemin deliline dayanmayacaklarının da belirtildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy