Taraflar arasında görülen davada erilen 09.04.2013 tarih ve 2010/113-2013/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı–alacaklılar tarafından müvekkili şirket aleyhine sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin söz konusu davalıları hiç tanımadığı gibi aralarında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin ödeme emrine karşı Ankara 32. İcra Müdürlüğü aracılığıyla yapmış olduğu itiraz sayılı dosyasına süresi içinde ulaşmadığından bahisle takibin kesinleştiğini belirterek müvekkili şirketin davalılara 30.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın gönderilen ödeme emrine itiraz etmediğini, davacı tarafın sırf kötü niyetli olarak alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla hareket ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı taraf, davacı şirket ile arasındaki ticari ilişkiyi ve dolayısıyla alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne takip dosyasında davalı-alacaklı tarafça başlatılan icra takibinde takibe dayanak 30.000,00 TL asıl alacaktan dolayı davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, söz konusu takibin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı alacaklıların takip talebinde taşıma yaptıklarını belirtip, takip talebine hiçbir belge eklememiş olmalarına ve bu durumda hukuki ilişkiyi davacı borçlunun inkar ettiği gözetildiğinde hukuki ilişkinin varlığının ispat külfetinin bu ilişkiden kendi lehine çıkar sağlayan davalılarda bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.528,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 486,90 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy