MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2013 tarih ve 2012/397-2013/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında İcra Müdürlüğü'nün 2009/2041 Esas sayılı icra dosyası kapsamında 11/07/2009 tanzim tarihli 11/08/2009 vade tarihli 250.000 TL bedelli bonoya dayanılarak davalı tarafından icra takibi yapıldığını, ancak bu senedin taraflarca protokole bağlandığı için mücerretliği bulunmadığını, senedin ciro edilmediğini, bononun hangi şartlarda ve neyin karşılığı olarak verildiğinin 11/07/2009 tarihli protokol ile belli olduğunu, davalı alacaklıdan para, mal ya da para ile değer ifade eden bir karşılık almadan bu senedin imzalandığını, davalının sahip olmadığı yasal olarak da sahip olamayacağı şirket hissesini geçerli olmayan şirket hisse satışı sözleşmesi karşılığı olarak davaya konusu senedi aldığını, bu nedenle borca dayanak yapılan senedin geçersiz bir sözleşme karşılığında hiçbir mal,hizmet, bedel ve hizmet alınmadan verildiğini ileri sürerek Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2041 Esas sayılı icra dosyası kapsamında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin protokollerden değil, nakit ödenmesi gereken bir borçtan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine ekli sunulan ve taraflarca itiraz edilmeyen 11/07/2009 tarihli ''taahhütname ve protokol'' başlıklı belge içeriğinden, davalı ...'un, Adalya Özel Ağız Diş ve Sağlık Hizmetleri Medical Turizm Tic. A.Ş'den daha önce hazırlanan 30/05/2009 tarihli protokol ile satın aldığı toplam hisse miktarının 1/4 'üne tekabül edilen kısmını davacı ...'a sattığı ve ... tarafından da ödemenin 250.000 TL bedelli ve 11/08/2009 tarihli senet ile yapıldığının açıkça belirtildiği, 11/07/2009 tarihli protokol içeriğinde belirtilen 250.000 TL bedelli senedin Antalya 13. İcra Müdürlüğü'ne ait 2009/2041 Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan senet olduğu, davalının sözkonusu senedin çocuklarının borcunu ödemek için
davacının kendisinden aldığı 4,5 kilo altın karşılığında verildiğini, protokolle ilgisi olmadığını belirtmesine rağmen kendisi tarafından davacıya verilen 4,5 kg altın karşılığında verildiğini herhangi bir belge ile ispat edemediği, yemin deliline dayanmamış olması sebebiyle davacı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmadığı, söz konusu senedin taraflar arasında imzalanan 11/07/2009 tarihli protokolde belirtilen hisse devri karşılığında davacı tarafından davalıya verildiği, davalının ortaklarından olmadığı halde sahip olmadığı şirket hissesini davacıya sattığı, bu nedenle geçersiz bir sözleşme olması sebebiyle sözkonusu senedin de hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2041 Esas sayılı icra dosyası kapsamında davacının borçlu olmadığının tespiti ile 11/07/2009 tanzim tarihli 11/08/2009 vade tarihli 250.000 TL bedelli bononun iptaline, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle de davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.000,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy