MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 gün ve 2012/76-2013/33 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.01.2014 gün ve 2013/12071-2014/1222 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, "..." ibareli ticaret unvanını 1976 yılında tescil ettirdiğini, 2010/22666 sayılı “...+ŞEKİL” marka başvurusunun, redde mesnet markalar nedeniyle TPE YİDK kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, tescil kapsamındaki ürünler bakımından “...” esas unsurlu başka markaları bulunduğunu ileri sürmüş bulunmaktadır. Davacının belirttiği bu markaların tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olması, koşulları var ise davacının anılan markalardan dolayı kazanılmış haklarının varlığını engellemez. Bu itibarla, mahkemenin açıklanan red gerekçesi doğru olmadığı gibi, davacının “...” markası ile ilgili kazanılmış hak iddiasının tartışmasız bırakılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, “...” markası da “...” kelimesinden türetildiğinden, koşulları oluştuğunda davacının “...” markasından kaynaklanan haklarını da kullanabileceği nazara alınmayarak bu husustaki talebin reddi de doğru olmayıp, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.01.2014 gün, 2013/12071 Esas, 2014/1222 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 21.01.2014 gün, 2013/12071 Esas, 2014/1222 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy