MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2013 gün ve 2010/14-2013/58 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2013/8881-2014/61 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil sektöründe dünyaca tanınmış firma olduğunu, "..." esas unsurlu tanınmış markalarının sahibi bulunduğunu, davalı şirketin 2007-63145 nolu "..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının ...'ca haksız yere kısmen reddedildiğini, verilen kararın haksız olduğunu, taraf markalarının benzediğini, davalı şirketin markasının esas unsurunun "..." ibaresi bulunduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin markalarının tanınmışlığından haksız surette yararlanma kasdıyla yaptığını ileri sürerek, 04.11.2009 tarihli ... kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı başvurusuna konu markanın ..., ... ibarelerinden oluşan karma bir marka olduğu, asli unsurun ... ve ... ibareleri olduğu, ... ibaresinin Türkçe'de çok esnek anlamında tanımlayıcı bir ibare olduğu, davacının önceden tescilli markalarının tamamının ... ibareleri sözcük markaları olduğu, markalar arasında benzer mallar yönünden görsel ve sesçil olarak 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu, davacı markasının hazır giyim sektöründe tanınmış marka haline geldiği, bazı mallar yönünden de 556 sayılı KHK'nın 8/4 anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalının salt daha önce benzer marka başvurusunda bulunması kötü niyet olarak yorumlanamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy