Taraflar arasında görülen davada verilen 19/07/2012 gün ve 2011/104-2012/285 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.01.2014 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yetkilisi olduğu ile müvekkili şirketin 2004 yılında akdettikleri prefinansman sözleşmesi kapsamında ödediği 5.050.000,00 YTL’den kalan bakiye 1.350.473,35 YTL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasının sayılı dosyasından sonuçlandırıldığını ve müvekkili şirketin 1.350.473,50 TL alacağı üzerinden itirazın iptaline karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, takipte alacağın tahsil edilememesi nedeniyle İİK 120. maddesi gereğince Şti'nin davalı ...’de ki alacak haklarını takip ve tahsili için yetki aldıklarını, aynı zamanda davalı ...’in icra takibini semeresiz bırakmaya yönelik davranışları nedeniyle müvekkili şirketin doğrudan zarara uğradığını ileri sürerek, davalının bilinçli ve kasıtlı eylemleri ile e intikal ettirmediği 3.061.120,12 TL’nin 21.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ayrıca davalının şirketi uğrattığı zarar olarak belirlenen 1.024.830,22 TL’nin davalıdan tahsili ile ödenmesine, ödenen bu paradan müvekkili şirketin kesinleşmiş ilama dayalı alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 13.01.2014 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, limitet şirket müdürü olarak görev yapan davalı hakkında, sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında dava dışı şirkete ödediği tutarların davalı tarafından şirket hesaplarına aksettirilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü yönünde verilen karar, Dairece davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bozulmuştur. Buna karşın, karar düzeltme aşamasında, davacı vekili tarafından
dosyaya örneği sunulan ceza mahkemesi kararı incelendiğinde, davalı hakkında aynı eylem nedeniyle hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle açılan davada, sanık konumundaki davalının 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçeli karar başlığında ise suç tarihinin 2010 yılı olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya konu uyuşmazlıkta, zamanaşımının tespiti yönünden değinilen ceza mahkemesi kararının belirleyici etkisinin bulunduğu göz önüne alınarak, hükmün, ceza mahkemesi dosyasının incelenmesi suretiyle oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi yönünden, eksik incelemeye dayalı olarak bozulması gerekirken, Dairemizce, davanın zamanaşımına uğradığı yönünde kesin bozma yapıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2014 gün ve 2013/8349 Esas, 2014/598 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.01.2014 gün ve 2013/8349 Esas, 2014/598 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
05.11.2014-M/U
Full & Egal Universal Law Academy