Taraflar arasında görülen davada verilen 19/01/2012 gün ve 2004/584-2012/13 sayılı kararı onayan Daire’nin 20/01/2014 gün ve 2013/11318-2014/1101 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu alacağın sebebini teşkil eden isimli ekolojik geminin, denizlerin gemilerden kirletilmesinin önlenmesine dair uluslararası sözleşme hükümlerini yerine getirmek amacıyla,n gemiyi kiralayan isimli şirket ile yapılan ön anlaşma uyarınca yedekte çekilerek etirildiğini, tersanede bakıma alındığını, bu sırada 27.08.1998 tarihinde müvekkili ile arasında eşit kar zarar ortaklığına dayalı genel ortaklık anlaşmasının yapıldığını, bu anlaşma ile müvekkilince gemiye yapılan toplam 351.000 USD'lik masrafın geminin maliki olan tarafından da kabul edildiğini, bilahare geminin çalışmaya başladığını, ancak geminin çalışmasından umduğu karlılığı bulamayan gemiyi 01.01.2002 tarihinde müvekkiline kiraladığını ve bu şekilde genel ortaklık sözleşmesinin de tarafların iradesi ile sona erdiğini, bunun üzerine tarafların geminingetirildiği güne ve mutabakat protokolünün imzalandığı tarihe kadar geçen süre içerisindeki masrafların ödenmesini protokole bağlamak üzere bir araya geldiklerini ve 24.08.2002 tarihinde müvekkili ile arasında mutabakat protokolü imzalandığını, bu tarih itibariyle müvekkilince yapılan masrafların tamamının 657.085 USD olduğunun kabul edildiğini, geminin çalışmaya başlayacağı sırada gemi maliki Blasco Şirketi'nden alacaklı olan 17.03.2003 de seferden men kararı uygulatarak gemiyi bağlattığını, yeni malik ile çıplak gemi kiralama sözleşmesi yapıldığını, sözleşme tarihine kadar müvekkilinin yaptığı toplam 731.629 USD tutarında masrafın bu şirket tarafından kabul edildiğini, bu sırada davalı şirket ile müvekkili arasında 23.07.2003 tarihli ön protokol ve sözleşme imzalandığını, konusunun müvekkiline olan borçlarının davalı tarafından da kabul edildiği ve 36 ayda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu güne kadar davalının yaptığı ödeme bulunmadığını, 10.09.2003 tarihinde müvekkilinin Shıpman 98 sözleşmesini imzalayarak geminin işletme hakkını aldığını, bu sözleşmede de müvekkilinin alacaklı olduğu, 731.629 USD'nin ödeneceğinin kabul edildiğini, bu miktarda müvekkiline nama yazılı çek verildiğini, gemiyi müvekkiline kiralayan alacaklı olduğunu iddia eden simli şirketin alacak davası açmak suretiyle gemi üzerine kanuni rehin hakkı tesis ettiğini, geminin icra dosyası ile satıldığını, 23.07.2003 tarihli protokol ile ve gerekse 10.09.2003 tarihli sözleşmesinin mali
yükümlülükler kısmında kabul etmiş olduğu borcu ve bu borca karşılık vermiş olduğu toplam çeki ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 731.629 USD’nin faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre müvekkilinin davacıya tekeffül ettiği borcun ancak ve ancak dava konusu edilen geminin mülkiyetinin müvekkili şirkete devri ile tahakkuk edebileceğini, geminin mülkiyetinin devri yapılamadığının davacı tarafça ikrar edildiğini, taraflar arasında sözleşmenin çift taraflı borç doğuran ve şarta bağlı bir sözleşme olduğunu, geminin mülkiyeti müvekkiline devredilmediğinden gemi devir bedeli talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının gemi yönetiminin davalıya devrini ve bu şekilde davalının vasıtasız zilyetliğini sağlayamadığı, her ne kadar davacı tarafından davalının sözleşmeye göre davacının gemiye yaptığı tüm masrafları tamamen ve ihtirazı kayıt ileri sürmeden kabullendiği iddiasında bulunulmakta ise de, sözleşmenin ek (d) bölümünde 3/a maddesinde yapılan düzenleme nazara alındığında ve ayrıca sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen sözleşme niteliğinde bulunması ve ifa imkansızlığı nedeniyle edimini yerine getiremeyen davacının, karşı tarafın edimini yerine getirmesini talep edemeyeceği, bu sözleşme dışında, davalının davacı şirketin gemi maliklerinden olan alacağını hiç bir şart ve koşula bağlı olmaksızın ödemeyi yükümlendiğine dair bir sözleşme ya da taahhüt bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi 20.01.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.