MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2012 gün ve 2011/293-2012/150 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.10.2013 gün ve 2013/1767-2013/18924 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin... ibareli marka başvurusunun davalının.... ibareli markaları mesnet gösterilerek reddedildiğini, davalı tarafın son 5 yıldır ilgili markaları ciddi surette kullanmadığını ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markasının tüm Türkiye'de tanınıdığını, 44 şubesinin bulunduğunu, müvekkili şirketin perakendecilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, alışveriş merkezleri de inşa etmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın kısmen kabulü ile, davalı şirkete ait 2004-8186 ve 2002-9883 sayılı markaların 35/son'da yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmeti" dışındaki tüm mal ve hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle hükümsüzlüklerine, davalı kurum aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı şirket vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan ve davalı şirketten ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy