Taraflar arasında görülen davada verilen 25/04/2013 gün ve 2012/485-2013/262 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 03/02/2014 gün ve 2013/12232-2014/1808 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin babası 1997 yılında vefat ettiğini, yurtdışında çalışmış olması nedeniyle haketmiş olduğu kazancın ise 2001 yılında davalı yatırdığını, davalıparayı 3 ay vadeli mevduat hesabına yatırıldığını, işbu mevduatın 31/05/2012 tarihinde ise zamanaşımına tabi tutularak devredildiğini, müvekkillerinin böyle bir mevduattan haberdar olmadıklarını, isimlerini bilmedikleri birinin babalarına aitye devredilecek bir alacağının bulunduğu söylemesi üzerine haberdar olduklarını, mevduat sahibinin 1997 yılında vefat etmiş olması sebebiyle işbu paranın hak sahiplerinin müvekkilleri olduğunu, davalı bankanın hukuken gerekli işlemleri yerine getirmeyerek parayıdevrettiğini, bankaların bir takvim yılı içinde zamanaşımına uğrayan ve tutarı 50 TL ve üzerindeki her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklarının hak sahiplerini, başvuruda bulunmadıkları takdirde hesaplarının devredileceği hususunun takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar iadeli taahhütlü mektupla uyarmak zorunda olduğunu ileri sürerek 51.616 TL tutarındaki mevduatın 26/03/2001 tarihinden itibaren yıllar içinde uygulanmış olan en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy