MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2014 tarih ve 2013/77-2014/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2010 51043 sayılı 31. sınıf emtiaya ilişkin "...+Şekil" marka başvurusunun, müvekkili adına 01. sınıf emtia yönünden tescilli 99 013286 sayılı "..." markasıyla iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin yaptığı itirazın TPE YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar markalara konu işaretler arasında "..." ibaresi yönünden kısmi bir benzerlik bulunmakta ise de, davalı markasının ayrıca özgün şekil unsuru ile "..." ibaresini içermesi, mallar itibariyle tescil kapsamlarının farklı olması nedeniyle KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma tehlikesine yol açacak benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın sunduğu "Mutabakat Metni" başlıklı belgenin taraflar lehine, marka tescil başvurusu yönünden hak ve borç doğuracak nitelikte bir belge olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy