MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 tarih ve 2010/301-2011/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi her iki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin başta süt ve süt ürünleri olmak üzere çeşitli gıda maddelerinin üretim ve satış faaliyetleriyle iştigal eden Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olduğunu, 05, 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda adına tescilli esas unsuru “...” ibaresinden oluşan markalarının bulunduğunu, markalarının bir kısmını tanınmış marka düzeyine getirdiğini, davalı şirketin diğer davalı nezdinde yapmış olduğu marka tescil başvurusuyla “...ı+Şekil” ibareli markayı 29. sınıfta yer alan mallar yönünden adına tescil ettirmek istediğini, müvekkilince başvuruya adına tescilli markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, itirazın TPE YİDK tarafından verilen karar ile reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 2010-M-3544 sayılı kararın iptaline, markanın davalı adına tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Enstütüsü vekili, davacı markaları ile davalı şirket tarafından tescil başvurusuna konu edilen marka arasında 556 Sayılı KHK'nın hükümleri uyarınca iltibasa mahal verir düzeyde benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tic Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin markası ile davacı markaları arasında görsel, işitset, ve şekil itibarıiyle benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli “...” ibareli markanın 556 Sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, davacı markasıyla tescil başvurusunda bulunulan marka arasında KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının tanınmışlığı dikkate alındığında 8/4. maddesi uyarınca da davacının davasının yerinde olduğu gerekçesiyle TPE YİDK tarafından verilen 19.8.2008 tarih 2010-M-3554 sayılı kararın iptaline, davalı şirket adına tescilli 23.9.2008 tarih 2008/56443 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, her iki davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, her iki davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, her iki davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy