MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2013 tarih ve 2012/252-2013/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ciro yoluyla teslim aldığı 30.04.2011 tarih ve 1.900 TL bedelli çekin diğer çeklerle birlikte işyerinden çalındığını, çalınan çeklere ilişkin olarak açılan çek iptali davasında dava konusu çekin davalı şirket tarafından takas yoluyla ibraz edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, dava konusu çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi ... vekili, dava konusu çekin ... isimli cirantadan müvekkiline geçtiğini, çekin karşılığının çıkmaması üzerine çekin ciro eden ...'e iade edildiğini, çekin ellerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan ..., çekin karşılıksız çıkması üzerine ...'ten iade alındığını ve kendilerine çeki ciro eden ... isimli şahsa iade ettiklerini, çekin kendisinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının kendisinin yetkili hamil olduğunu kanıtlamasının yanında, davalının bu çeki iktisap etmekte ağır kusuru bulunduğunu ispatlaması gerektiği, çeki elinde bulunduranın edinme sebebini ispat etmekle yükümlü bulunmadığı, aksi durumun kıymetli evrakın mücerretliği ilkesini ortadan kaldıracağı, davalı şirketin bu çeki takibe koymadığı, takibe koyduğunda davacının delillerini ileri sürebileceği ve davalı şirketin bu çeki ciro ettiği kişiye iade ettiğini beyan ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy