MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2014 tarih ve 2013/366-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalının emtiasının uluslararası taşımasını gerçekleştirdiğini, yapılan taşımaların karşılığı düzenlenen faturaların bir kısmının bedellerinin ödenmediğini, son olarak müvekkilinin cari hesap bakiyesine göre 11.500 Euro alacaklı gözüktüğünü, bu bedelin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu faturaların navlun farkı faturası olduğunu, TTK'nın 1246. maddesi uyarınca navlun sözleşmelerinden doğan alacakların l yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davacının alacağının zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin 25/01/2011 tarihinde sona erdiği, davacı tarafça tanzim edilen 02/09/2010 ila 25/10/2010 tarihli 11.500 Euro bedelli faturaların navlun farkı faturası olarak düzenlendiği, tanzim edilen faturaların tarihi gözetildiğinde takibin başlatıldığı 02/07/2012 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı vekilinin 31/01/2014 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarını bildirdiği dilekçesinde sonradan gösterilen ve davalı vekilinin 05/02/2014 tarihli celsede karşı koyduğu, ... Tic. A.Ş. adına düzenlenen 2 adet faturanın da davalı ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalının zaman aşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından yazılı bir cari hesap sözleşmesi ibraz edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy