MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/12/2013 tarih ve 2013/740-2013/605 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından makine kırılma sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan müvekkiline ait ekskavatörün nedeni belirsiz olarak çıkan yangın sonucu hasarlandığını, talep edilmesine rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 150.000,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı makinenin uzun süre korumasız olarak bırakıldığını, bunun ağır kusur olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda BK'nın 42. ve 43. maddeleri kapsamında yapılan değerlendirme uyarınca, bozmadan önce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile hasara uğrayan makinanın bir gün önceki rayiç değerinin 152.201,00 TL olduğunun tespit edildiği, 18.000,00 TL sovtaj değeri düşüldüğünde 134.201,00 TL rakamına ulaşıldığı, BK'nın 43. maddesi gereğince davacı sigortalının sigortalı iş makinesini daha güvenli bir yere taşıması gerekirken hiçbir önlem almadan açık arazide bırakması, bu sırada aküsünü dahi üzerinden çıkarmaması yönündeki kusurlu davranışları için mahkemece takdir edilen %25 kusur oranına göre bulunan 33,550,25 TL düşümü ile zarar miktarının 100.650,75 TL olup, 5.600,00 TL tenzili muafiyet bedelinin indirilmesi neticesinde davacı sigortalının bu dava ile talebe hak kazandığı bedelin 95.050,75 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 95.050,75 TL'nin 31.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece tazminata hükmedilirken yapılan indirimin kusur oranına göre olduğunun belirtilmesi doğru değil ise de, uyulan bozma ilamı uyarınca BK'nın 43. maddesine göre indirim yapıldığının anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy