MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2013 tarih ve 2008/436-2013/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı ... A.Ş'yi, emniyeti suistimal sigorta poliçesi ile sigorta güvencesi altına aldığını, davalının ise sigortalı bankada 2001 yılında görev yaptığı sırada usulsüz işlemlerde bulunarak zimmetine para geçirdiğini, meydana gelen bu olay ile ilgili olarak sigortalı bankaya 30.03.2007 tarihinde 215.385,00 USD ödendiğini ileri sürerek 215.385.00 USD karşılığı olan 299.945,00 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı sigortalı tarafından müvekkilinden alınan 500.000,00 YTL bedelli bonoya dayalı icra takibin devam ettiğini ve ceza davasının henüz kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının dava dışı sigortalısı .... A.Ş. ile aralarında poliçe kapsamında ödeme yaptığı, davalı eyleminin.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/36 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu, ceza dosyasında zimmet kabul edilen toplam tutarın 421.390,62 TL olarak tespit edildiği, davacının TTK'nın 1301. maddesinde yer alan yasal halefiyet hükmünden yararlanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 299.945,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 15.707 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy