MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 gün ve 2010/213-2013/98 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/01/2014 gün ve 2013/10245-2014/899 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 10/02/2010 olağanüstü ve 26/02/2010 tarihli olağan genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, red oyu kullanarak muhalefetini tutanağa yazdırdığını ileri sürerek; 10/02/2010 tarihli genel kurulun 3, 26/02/2010 tarihli genel kurulun 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kötü niyetli olarak her genel kurul sonrası dava açtığını, buna ilişkin pek çok mahkemede dava görüldüğünü, davacının sermaye artırım bedellerini ödememesinden, şirkete kayyım atanmasını istememesinden kötü niyetin anlaşılabileceğini, dava konusu genel kurullarda alınan kararların yerinde olduğu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10/02/2010 tarihli genel kurulunun 3 nolu maddesinde alınan karar ile, 26/02/2010 tarihli genel kurulun 4. ve 5. maddelerinde alınan kararların iptaline, diğer maddelere yönelik olarak açılan davanın reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy