MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/215-2013/236 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av....ile davalılardan asil ... ve davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında 09.11.2006 tarihli sinema filmi ortak yapım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede müvekkili ...'in yapımcı, diğer müvekkilinin ise senarist yazar konumunda bulunduklarını, sözleşmenin ifaya başlanmasından sonra müvekkillerinin telif haklarını güvence altına almak amacıyla davalılardan ... ile anılan çalışmanın içeriği konusunda noter huzurunda bir belge daha düzenlediklerini, bu belgelerden tarafların beraberce bir eser ortaya çıkaracaklarının ve müvekkillerinin de telif hakkı sahipleri olduğunun anlaşıldığını ancak davalıların sözleşmeyi ihlal ederek bütün çalışma kendilerine aitmiş gibi hareket ettiklerini, eserin ismini değiştirerek piyasaya sürmeye çalıştıklarını, oysa ortaya çıkan eserin müvekkilleri tarafından ortaya konulan çalışmaların sonucu olduğunu ileri sürerek, davalıların tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitine, tecavüzün durdurulması ve kaldırılmasına, müvekkili ... için 10.000 TL, ... için 7.000 TL manevi tazminatın, her bir müvekkili için 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL cezai şartın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların davaya konu eser üzerinde hak sahibi olmadıklarını, eser işletme belgesinde de davacıların hak sahibi olarak görünmediklerini, söz konusu belgesel filmin jeneriğinde davacı ...'in danışman sıfatıyla yer aldığını, diğer davacının ise filmin ön hazırlık safhasında filme katılmak istediğini ancak film çekimleri başlamadan ayrıldığını, davacı tarafça dayanılan sözleşmenin bir ön sözleşme niteliğinde bulunduğunu ve tarafların iradi olarak bu sözleşmeden vazgeçtiklerini, istenilen miktarların fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 09.11.2006 ve 20.11.2006 tarihli sözleşmeler ile davacı ... ve davalı şirketin yapımcı, davalı ...'ın yönetmen ve davacı...'in yazarı olduğu "..." isimli belgesel bir film yapımının öngörüldüğü, sözleşmede davacı...'in senaryonun meydana getirilmesi için profesyonel senarist olarak çalışacağının, diğer davacının da yapımcı olduğunun açıkça belirtilmesi ve bu sözleşmenin feshedilmemesi karşısında davacıların senarist ve yönetmen olmadıklarına ilişkin savunmaya itibar edilmediği, ayrıca sözleşmenin ifasının tamamlanmasından sonraki aşamada fesih bildiriminin de hüküm ifade etmediği, davacı...'in müşterek senarist olduğu halde filmde isminin senarist olarak gösterilmemesinin FSEK'nın 15 ve 70. maddelerine aykırı olup, anılan davacının manevi haklarını ihlal ettiği, diğer davacı yönünden ise müşterek yapımcı eser sahibi olmadığından manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, sözleşmeyi ihlal eden davalıların cezai şarttan da sorumlu oldukları ancak öngörülen cezai şartın işin niteliği ve tarafların ekonomik durumuna göre fahiş görüldüğünden takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "..." isimli filmin ortak senaristinin davacı..., ortak yapımcısının ise davacı ... olduğunun tespitine, filmin bundan sonraki her türlü kullanım ve tanıtımlarında davacıların bu sıfatlarına yer verilmesi şeklinde tecavüzün önlenmesine, davacı ... yönünden 7.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, yine davacılar için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL cezai şartın davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet harcının taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 871,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy