Taraflar arasında görülen davada verilen 28/12/2012 gün ve 2012/400-2012/757 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.11.2013 gün ve 2013/7510-2013/21464 sayılı kararı aleyhinde davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu ortaklar kurulunun müvekkillerinin yokluğunda almış olduğu şirketin tasfiyesine ilişkin kararı ile 11/05/2011 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilanla süreci tamamlanarak şirketin sicilden silindiğini, müvekkilleri tarafından açılan sayılı dosyasında verilen ara kararla ticaret sicilinden terkin edilen ihyası için süre verildiğini, şirket adına kayıtlı 2 adet taşınmazın bulunduğunu, bu nedenle tasfiye işlemlerinin yasanın emredici hükümlerine aykırı yapıldığı gibi alınan tasfiye kararının da tümüyle yok hükmünde ve usulsüz olduğunu ileri sürerek,tasfiye kararının kaldırılarak, şirketin ihyasına ve sicile tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru ... vekili, davacıların ortak sıfatının olmadığını, bu sebeple dava açma haklarının da bulunmadığını, davanın öncelikle bu yönden reddinin gerektiğini, alınan tasfiye kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tasfiyesine karar verilen şirket adına halen kayıtlı olan taşınmazlar bulunduğu, yapılan tasfiyenin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ihyasına ve ticaret siciline kaydına dair verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı tasfiye memuru ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, karar düzeltme isteminde bulunan davalı tasfiye memuru vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkan şirketin yeniden ticaret siciline tescil edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesinde, mahkemece ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Bu durumda, yürürlükte bulunan söz konusu madde uyarınca ihya isteminin kabulüne karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına ilişkin olarak da bir karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak sadece şirketin ihyasına karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bu yönden re'sen bozulması gerektiğinden bu yöne aykırı mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.11.2013 günlü,sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı tasfiye memuru ...'e iadesine,18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy