MAHKEMESİ: ... 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2014 tarih ve 2013/84-2014/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''...'' markasının tescili için TPE' ye yaptığı başvuru sırasında itiraz üzerine davalıya ait 2002/24097 sayılı ''...'' ibareli marka gerekçe gösterilerek müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, ancak davalının bu markayı tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... mağazası yolu ile Türkiye çapında faaliyet gösterdiğini, 2000'i aşkın satış noktasında ... markalı ürünlerin satışını yaptığını, markanın ciddi biçimde ve aralıksız olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu markayı sadece ''çöp poşeti, çöp torbası'' emtiasında kullandığı, oysa davalı adına tescilli markanın 21, 27 ve 35. sınıflarda ve tescil belgesinde yazılı mal ve hizmetlerde kayıtlı olup, tescil belgesi kapsamında ''çöp poşeti, çöp torbası'' emtiasının mevcut olmadığı, ispat yükü kendisine düşen davalının, dava konusu markayı tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 tarih 147/75 sayılı kararı ile 556 sayılı KHK'nın 42/1-c bendinin iptaline karar verildiğinden mahkemenin hükümsüzlüğe ilişkin kararının aynı KHK'nın 14. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu markanın iptali ve sicilden terkinine şekilde anlaşılacak olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.