MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/03/2014 tarih ve 2011/66-2014/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ve temsilcilerince yatırılan paraların istendiği an geri çekilebileceği ve yatırılan bu paralar karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantileri ile pek çok kişiden para toplandığını, bu garantilerle kandırılan müvekkilinden 35.000,00 DM tahsil edildiğini, tahsil edilen bu para karşılığında kendisine bir makbuz verildiğini, verilen bu makbuzun daha sonra davalı şirket tarafından geri ödeneceği garantisi ile müvekkilinden alındığını, elinden alınan bu belgeye karşılık... Holding A.Ş ibareli sözde hisse senetleri verildiğini, müvekkilinin parasını geri çekmek için defalarca şirkete telefon etmesine rağmen herhangi bir sonuç alamadığını, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin açıkça kanuna aykırı olması nedeniyle tahsil edilen paranın iadesinin gerektiğini, Bankalar Kanununun ihlal edildiğini, mevduat toplama faaliyetinin sadece bankalar ve özel finans kurumları tarafından yürütülebileceğini, davalılar tarafından SPK'ya aykırı olarak izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduklarını, davalıların basiretli bir işi adamı olarak davranmadıklarını, müvekkili ile davalı şirket arasında hukuken geçerli bir ilişki kurulmadığını ve açıkladığı nedenlerle hisse senedi devri yapılamayacağının tespiti ile kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve müvekkili tarafından yatırılan 35.000,00 DM karşılığı 38.251,01 TL'nin en yüksek avans faizi ile birlikte iade edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı holdingde pay sahibi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece alınan bilirkişi raporundan davalı şirketin sermaye hesabında davacının payının da bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy