MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 tarih ve 2011/397-2013/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin mülkiyetindeki telekomünikasyon altyapısını işletmek suretiyle haberleşme hizmeti verdiğini, davacıya ait altyapıya davalı tarafından yapılan müdahalelerin davacının verdiği hizmetin kalitesini düşürdüğünü, davalı şirketin 406 sayılı Kanun'un 33/1. maddesi uyarınca kurulup faaliyet gösterdiğini, anılan yasanın geçici 10. maddesi gereğince ortak yerleşim alanları ve kablo TV şebekesinin içinden geçtiği ortak altyapı tesislerinin mülkiyetinin davacı şirkete bırakılıp, bu tesislerin paylaşım, bakım ve işletmesinin ne şekilde yapılacağının belirlendiğini, bu düzenleme çerçevesinde taraflar arasında 18.05.2005 tarihli ana protokol ile 11.11.2005 tarihli ek protokol düzenlendiğini, Protokol hükümlerine göre davalı şirketin davacı şirketin altyapısından 31.12.2005 tarihine kadar ücretsiz, bu tarihten sonra ise diğer işletmecilere sağlanan şartlarla hizmet vereceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin 31.12.2005 tarihinden sonraki dönemde herhangi bir bedel ödemeksizin ve izinsiz olarak davacıya ait altyapıdan yararlanmaya devam ettiğini ve hukuka aykırı bir şekilde mevcut kablo TV şebekesine ilaveler yaparak, daha önce kablo TV lokal şebekesi bulunmayan güzergahlara yeni kablolar çektiğini, davalının yaptığı bu eylemlerin protokollere aykırı olduğu ileri sürerek, davacı şirkete ait altyapı ve tesislere ... A.Ş. tarafından yapılan haksız müdahalenin menine, dava tarihine kadar yapılan müdahalelerden dolayı ödenmesi gereken ücretlerden dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL'nin ve fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL ecrimisil ve mahrum kalınan kar tazminatının olay tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ortak altyapı ve tesislerinin maliki olmadığını, bu yerlerin mülkiyetinin kamuya ait olduğunu, davacının imtiyaz sözleşmesi ile bu yerleri işletme hakkına sahip olduğunu, 406 sayılı Yasa'nın 33/3. maddesi gereğince ... A.Ş. hisselerinin tamamının Hazine Müsteşarlığı'na ait olduğunu, ... A.Ş. kablo TV altyapısındaki tüm kabloların, aktif-pasif cihazlar, teçhizatlar, donanım, yazlım vb.nin mülkiyet hakkına sahip olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 18.05.2005 tarihli ana protokol ile ... tarafından yürütülen kablo TV hizmet ve altyapısının ... A.Ş'ye devredildiğini, hem yasal düzenlemede hem düzenlenen protokollerde 31.12.005 tarihinden sonraki dönemde kablo TV altyapı tesis ve güzergahının ... ile ... A.Ş. tarafından ortak kullanılacağı, bu paylaşım/kullanımın ücretsiz olacağının kararlaştırıldığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 406 sayılı Kanunun 33. maddesiyle kurulan ... A.Ş'nin kablo TV altyapısında hangi tür kabloları (koaksiyel, fiber optik vb.) kullanabileceği, bu kablolardan hangi kapasitede veri iletebileceği hususunda ne kuruluş kanununda ne BTİK ile ... arasında imzalanan görev sözleşmesinde ne de taraflar arasındaki protokolde kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığı, davacı vekilinin 17.10.2012 tarihli keşif sırasında; “...incelemesi yapılan bu hatlarda daha önce davalı şirkete ait kaç adet kablonun geçtiği konusunda bilgi sahibi değiliz, bizim davamız; davalı taraf bu hatların tamamında kendisine ait mevcut koaksiyel kabloları fiber optik kablolar ile değiştirmiştir. Bu şekilde yapılan değişiklik protokole aykırı olarak yapılan bir kapasite artırımıdır... bu konuda elimizde proje ve benzeri döküman yoktur...” şeklindeki beyanından ve dosyaya ibraz edilen delillerden kablo TV altyapısının ...'a devri sırasında (2005 yılı) mevcut kablo TV şebekesinin geçtiği güzergahlar, bu güzergahlarda bulunan kabloların cinsi, çapı, adedi hakkında bir bilgi/proje bulunmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin keşifteki beyanına göre dava; davalının mevcut koaksiyel kabloları fiber optik kablolarla değiştirmesinin protokole aykırılık teşkil ettiği vakıasına dayandığı, altyapıda bulunan kabloların adet/çap olarak artırıldığı yönünde bir iddia bulunmadığı anlaşılmakla birlikte böyle bir iddia ileri sürülse idi dahi davacının öncelikle protokolle davalıya devredilen altyapıdaki kabloların güzergahı, çapı, adedi gibi hususları ispatlaması sonra da bunların protokole aykırı olarak artırıldığını ispatlamasının gerekeceğini, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davalının, koaksiyel kablo yerine fiber optik kablo yerleştirmesi suretiyle davacı şirketle ortak kullandığı göz, kanal ve borularda daha az alan işgal ettiği anlaşıldığından bu anlamda haksız bir müdahalenin varlığından ve kapasite artırımından söz edilemeyeceği, davalının mevcut koaksiyel kablolarını fiber optik kablolarla değiştirmesinin kapasite artırımı anlamına gelmediği, taraflar arasındaki protokolün C-4. maddesine göre kapasite artırımından söz edebilmek için kabloların yerleştirildiği göz, kanal ve borularda işgal edilen alanın artmasının gerektiği, davalının fiber optik kablolarla daha yüksek miktarda veri iletimi yapmasının protokole göre kapasite artırımı anlamına gelmemesi nedeniyle ispatlanmayan davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy