MAHKEMESİ: ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2013/148-2013/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli 126729, 75806, 127791, 1999/006671, 131985, 132492, 181969, 194105 no'lu markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait marka ve logoları taşıyan muhtelif deri ürünlerini işyerinde sattığının tespit edilmesi üzerine davalı hakkında şikayetçi olunduğunu ve davalının işyerinde yapılan aramada müvekkiline ait tescilli markaları taşıyan taklit 266 adet değişik renk ve ebatlarda çanta ve valizin ele geçirilip, zapt edildiğini ileri sürerek, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, men'ine, müvekkilinin markalarını taşıyan emtiaların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının iş yerinde yapılan aramada ele geçen 266 adet çanta ve valiz nedeniyle davalının eyleminin 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve KHK'nın 62. maddesi uyarınca davacının bu tecavüzün durdurulmasını ve ürünlerin imhasını da talep edebileceği, ayrıca davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğundan TTK hükümleri gereğince eylemin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespit ve önlenmesinin de talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalıya ait iş yerinde ele geçen Louıs Vuıtton markalı toplam 266 adet taklit çanta ve valiz nedeniyle davalının eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, devamının önlenmesine, davalının bu malları ve aynı şekildeki mallar satmasının, satışa arz etmesinin, ihraç etmesinin ve sair suretlerle ticarete koymasının yasaklanmasına, karar kesinleştiğinde dava konusu malların imhasına karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece verilen 17.03.2014 tarihli ek kararla davalıya gönderilen muhtıraya rağmen yasal süresi içinde temyiz harcının yatırılmamış olması nedeniyle HMK'nın 344/1 maddesi uyarınca davalının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıya temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için gönderilen muhtıra ve işbu muhtıranın tebliği usulüne uygun olduğu gibi, davalının muhtıranın eline geçtiğini beyan ettiği tarih itibariyle dahi süresi içerisinde muhtırada belirtilen eksikliği ikmal etmemiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.