Taraflar arasında görülen davada verilen 30/01/2013 gün ve 2012/233-2013/24 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.02.2014 gün ve 2013/13659-2014/3606 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1985 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkili şirketten haklarını alarak ayrıldıktan sonra 2005 yılında davalı şirketi kurduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait unvanı kullanmasının karışıklıklara yol açtığını, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalı tarafından yapılan haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, şirket adından “” sözcüğünün kaldırılmasına, davalı şirketin tabelasının indirilmesine, basılı evraklarının toplatılmasına, logosunun değiştirilmesine, internet sitesinin kapatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu taraf şirketlerin unvanındaki belirleyici unsur olan sözcüğünün iltibasa yol açtığı, her iki şirketin aynı ticari çevrede ve aynı ticari konularda faaliyet göstermesinin iltibası artırdığı, unvanı önce tescil ettiren davacı şirketin bu unvanı kullanmada yasadan kaynaklanan üstünlüğünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin unvanında bulunan ” ibaresinin unvandan terkinine, davacının diğer talepleri yerinde görülmediğinden reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.02.2014 günlü ilamıyla karar onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy