MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2009/374-2013/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında yapılan anlaşma ile ...'in ruhsat sahibi olduğu ... Merkez ... Köyü'ndeki 55626 nolu Doğaltaş Mermer İşletme Ruhsatı'nın kurulacak bir şirkete devri ile maden sahasının bu şirket vasıtasıyla işletilmesi hususunda anlaşıldığını, anlaşma karşılığı müvekkillerinin davalıların icra borçlarını kapattıklarını, kurulan ... Tic. Ltd. Şti'nin tüm masraf ve giderlerinin de müvekkilerince karşılandığını, maden sahası içerisine de faydalı ve kalıcı masraflar yapıldığını ancak davalıların maden işletme ruhsatını şirkete devretmediklerini ileri sürerek toplam 91.201,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ... ile müvekkili ...'in şirket ile bir ilgilerinin olmadığını, bu kişiler bakımından husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacıların maden sahası içine yaptıklarını iddia ettikleri kalıcı ve faydalı inşaatların şirket tarafından yapıldığını, ... havale yoluyla gönderilen paraların ise borç ödemesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu müddeabihin senetle ispat kuralı içinde kaldığı, davacının iddialarını kanıtlamaya yeter nitelikte belge sunamadığı, dosyaya sunulan ve davalılara borç olarak gönderildiği iddia edilen dekontlarda göndericinin şirket göründüğü, yine maden sahası içine yapılan inşaat masraflarına ait faturalarda da ödemenin şirket tarafından yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dışı şirket tüzel kişiliğinin halen devam etmekte bulunmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy