MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...zce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/01/2014 tarih ve 2010/499-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ...'de kuyumculuk yaptığını ve müvekkilinin aynı zamanda damadı olan davalıya 03.01.2002 tarihinde 3.646,23 gr 24 ayar altın ödünç verdiğini, aradaki hısımlık ilişkisi ve sektördeki teamül gereği yazılı sözleşme yapılmayıp davalıdan kendi kartviziti arkasına tarih ve miktar belirten belgenin alındığını, davalının halen ödünç aldığı altını iade etmediğini ileri sürerek öncelikle ödünç alınan altının aynen iadesini, bu mümkün olmazsa fiili ödeme tarihindeki rayice göre değerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sunduğu kartvizitte şirket adı belirtildiğinden müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tüm dosya kapsamına göre, tarafların borcun verildiği tarihte akraba olmaları sebebiyle dava konusu uyuşmazlığa yönelik olarak tanık dinlendiği, ancak dinlenen her iki davacı tanığının da davacı tarafından davalıya borç altın verildiğine dair bilgi ve görgülerinin bulunduğuna dair beyanda bulunmadıkları, her iki tanık taraflar arasındaki borç hususunda konuşmak için davalıya gittiklerini, davalının da kendilerine kalan borcu gösterir kartvizit yazarak verdiğini beyan etmiş ise de, bildirilen kartvizitteki yazının davalıya ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden tanık beyanlarına da itibar edilemeyeceği, kuyumcular arasında herhangi bir belge olmaksızın borç altın alışverişinin de teamül olmadığı, davacı tarafından yemin deliline de başvurulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy