MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 gün ve 2011/182-2011/90 sayılı kararı onayan Daire’nin 30.09.2013 gün ve 2013/11650-2013/17068 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, Toprakbank'tan kullandığı kredi ile villa aldığını, krediyi ödeyemediğini, kredi hesabının kat edilerek kendisinden 208.000,00 TL'nin istendiğini, bunu da ödeyemeyince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, aynı yıl ... ...'ye devredildiğini, takibe ...'nin devam ettiğini, ancak icra takibi devam ederken kendisinin iflasına karar verildiğini, ...'nin takibi iflas idaresine karşı sürdürmesi gerekirken kendisine karşı sürdürdüğünü, satışa çıkan ipotekli gayrimenkulü borca mahsuben ...'nin aldığını, davalı ...'nin iflas masasına 340.000,00 TL rehinli alacak ve 3.200.000 TL faiz alacağı kaydı yaptırmak istediğini, faiz kaydı kabul edilmediği için alacaklı tarafından kayıt kabul davası açıldığını, ...'nin başlattığı indirimli ödeme kampanyasına olumsuz koşullar nedeniyle başvurmak zorunda kaldığını, ihalenin feshi davasından feragat ettiğini, ödemeleri de yaptığını, davalının kayıt kabul davasının da açılmamış sayılmasına karar verildiğini, dolayısıyla masaya alacak kaydının yapılmadığını, 2009 yılı Mart ayında iflasının kapandığını, 06.04.2009'da iflas kapanmasının kesinleştiğini, ... ile anlaşmayı kayıt kabul davasının olumsuz sonuçları nedeniyle yaptığını, İİK'nın 191'inci maddesine göre müflisin masaya giren mallar üzerinde tasarruf hakkının kalktığını, dolayısıyla bu anlaşmanın ve yaptığı ödemelerin bir sonuç doğurmadığını, yasal açıdan hükümsüz olduğunu, ...'nin de bu anlaşmayı iflas masasından gizlediğini, diğer davalı Av. ...'ın da protokolde bu yönde bir hüküm olmadan dava kazanmış gibi kendisinden ücreti vekalet tahsil ettiğini, bu tahsilatın da hükümsüz ve batıl olduğunu ileri sürerek ...'ye yaptığı 108.715,00 TL ve vekili Av. ...'a yaptığı 20.000,00 TL'lik ödemelerin davalılardan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, İİK'nın 191/1 maddesi uyarınca iflasın açılması ile borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisini kaybettiği ve dolayısıyla malvarlığına dahil değerler üzerindeki hukuki işlemlerinin iflas alacaklılarına karşı geçersiz olduğu, davacının İİK'nın 254. maddesi kapsamında verilen 01/03/2009 tarihli iflas kapatma kararının 06/04/2009 tarihinde ilan edildiği, Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarih itibarıyla başlaması gerektiği, zamanaşımı süresi dolmadan davanın açılmış olduğu,davacı yanca iflas tasfiyesinin devamı sırasında alacaklı ... ile yapmış olduğu, protokol kapsamında alacaklı ...'ye ve vekiline yaptığı ödemelerin İİK'nın 191. maddesi
gereği iflas alacaklılarına karşı hükümsüz bulunduğu, müflis borçlunun yasada öngörülen geçersizliğe dayanılarak iade talebinde bulunamayacağı, ayrıca Borçlar Kanunun 25. maddesi gereğince "Hataya düçar olan taraf, hüsnüniyet kaidelerine muhalif bir surette ona istinat edemez" hükmün getirildiği, Türk Medeni Kanun'un 2. maddesinde de "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" hükmünün yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalılar lehine (tashihen) 11.792,90 TL ücreti vekalet takdirine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.