MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2012/292-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." markası ile 18 senedir kafe tarzında gıda üzerine hizmet verdiğini ve bu faaliyetini “... Kafe” adı altında sürdürdüğünü, davalının kötü niyetli olarak “...” ibaresini marka olarak adına tescil ettirdiğini, markasını kullanmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının ... Cafe ibaresini 43. sınıftaki hizmetlerde gerek unvan ve gerekse markasal olarak 25 Ağustos 2004 tarihinden itibaren kullandığı, davalının dava konusu edilen markayı tescilden önce kullandığını ispata yarar herhangi bir delil sunmamış olduğu, tescil bakımından sunulan bu belgelerden davacının ...Cafe ibaresi üzerinden daha önce hak elde ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu TPE nezdinde davalı adına tescilli 2010/07338 nolu ... ibareli markanın 43. Sınıfta tescilli bulunduğu hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1.Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya içinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri
hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy