MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2012 gün ve 2009/114-2012/239 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.02.2014 gün ve 2013/12599-2014/2218 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1876 yılında kurulmuş, 125 ülkede faaliyet gösteren küresel en yaygın uluslararası sahip bir Alman şirketi olduğunu, dünya çapında ulusal ve uluslararası bir çok markasının bulunduğunu, "..." ibareli markasının Almanya yanında pek çok Avrupa ülkesinde de tescilli olduğunu, davalının TPE nezdinde kendi adına 207668 sayı ile tescilli "..." ibareli markasına dayanarak müvekkilinin "..." ibareli markasına itiraz ettiğini, davalı markasının Türkiye'de kullanılmadığını, müvekkilinin markasının tesciline engel teşkil ettiği gibi markalar sicilini de haksız yere işgal ettiğini ileri sürerek, davalı adına 207668 sayı ile tescilli "..." ibareli markanın 556 sayılı KHK 14 ve 42. maddeleri uyarınca kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 10.02.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin 09.04.2014 günlü kararı ile 24.06.1995 günlü 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin hükümsüzlük hallerini düzenleyen 42. maddesinin birinci fıkrasının c bendinin Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu maddenin atıfta bulunduğu aynı Kararname'nin 14. maddesi hükmü uyarınca markanın iptal koşullarının mevcut olmasına ve mahkeme kararının davaya konu markanın iptali ile sicilden terkini şeklinde anlaşılacağının tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy