Taraflar arasında görülen davada verilen 05/03/2013 gün ve 2012/101-2013/61 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.03.2014 gün ve 2013/13894-2014/4607 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın hesabından bilgisi dışında 26.01.2010 tarihinde imzasının bulunmadığı iki ayrı dekontta toplam 30.000 TL'nin çekildiğini, banka görevlileri ile yapılan görüşmelere göre hata yapıldığını ve en kısa zamanda giderileceğinin bildirilmesine rağmen iki yıla yakın bir süre ile düzeltilmediğini ileri sürerek, 30.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, parayı bankadan çeken kişinin davacının eşi olup, müvekkili bankaca telefonda görüşülüp şifaen oluru alındıktan sonra ödeme yapıldığını, davacının uzun süre hiçbir ihtirazi kayıt koymadan müvekkili banka ile çalışmaya devam etmesinin durumu kabullendiğini gösterdiğini, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının davalı bankada hesabı olduğu, bu hesaptan haberi olduğuna dair dosyaya sunulmuş evrak olmaksızın talimatı ve rızası dışında başka bir şahsa toplam 30.000 TL'nin 26.01.2010 tarihinde bankaca ödendiği, davacının ödemeye ilişkin rızasının bulunduğunu iddia eden bankanın bu iddiasını ispatlayacak deliller sunmadığı, ödemenin banka tarafından da kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.000 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.03.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy