MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2013/275-2014/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 29.06.1984 tarihinde ...'da evlendiklerini, ... 2. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasında 18.01.2013 tarihinde aile birliği mallarından olan ve ... Federasyonu Aile Kanunu'na göre ortak mülkiyet konusu davalıya ait şirket hisselerinin genel kurullardaki temsil hakkının ortaklaşa kullanılması yönünde tedbir kararı verdiğini ileri sürerek, sadece genel kurulda paydan doğan hakların kullanılması ile sınırlı olarak müvekkili veya mahkemece uygun görülecek bir 3.kişinin temsilci olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekili, davalılar arasında görülmekte olan olağanüstü mal rejimine geçiş ve mal rejiminin tasfiyesi davasında davalı ...'ın hissedarı olduğu bir takım şirketlerdeki hisselerinin genel kurullardaki temsil hakkının taraflarca ortaklaşa kullanılmasına karar verildiğini, davalılar arasında devam eden ihtilaf ve Aile Mahkemesi'nin tedbir kararı nedeni ile müvekkilinin hissedarı olduğu şirketlerin genel kurullarının işleyemez hale geldiğini ve ciddi zarara uğradığını ileri sürerek, ... Yatırım A.Ş, ... Tic. Ltd. Şti., ... Tic. A.Ş, ... Tic. A.Ş, ... İşletmeleri A.Ş.'de davalılardan ...'nin sahibi olduğu şirket hisselerinin genel kurulda paydan doğan haklarını kullanma yetkisiyle sınırlı olmak kaydıyla temsilci tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada dava açıldığı tarihte henüz Ticaret Kanunu anlamında müşterek mülkiyete tabi bir hisse olmadığından TTK 432/1.maddesine dayanılarak temsilci atanmasının da bu aşamada mümkün olmadığını; birleşen dava açısından ise, davacı şirket ortağı ...'ın kendi hissesi dışında diğer hisselere temsilci atanmasını talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı, hissedarın genel kurullara katılmasını engelleyen bir durumun bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı asıl davada davacı/birleşen davada davacı ... 'dan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy