MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2014 tarih ve 2013/297-2014/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından alınan bonoya dayalı ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkili şirkete ait geminin kayden haczedilerek seferden men kararı verildiğini, TTK'da belirtilen teminat şartına uyulmadan verilen ve deniz alacağı olmayan alacak ile ilgili tesis edilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, anılan geminin düzmece bir evrakla seferden men edilerek diğer şirket ortaklarıyla uzlaşma yolu aramak için zemin oluşturulmaya çalışıldığını, yine anılan bononun ciranta tarafından aralarında hiçbir ticari ilişki olmayan ilgiliye senedi ciro ettiğini ve böylece temel borç ilişkisi sebebiyle ileri sürülebilecek def'ilerin önüne geçmeyi hedeflediğini, deniz alacağı olmaksızın gemi üzerine uygulanan ihtiyati haciz kararının infazının hukuka aykırı olduğu ve maddi zarara neden olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararından doğan zararın davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının haksız eylemi sonucu geminin çalışmamasından dolayı uğranıldığı iddia olunan zararın TTK'nın beşinci kitabında yer alan hükümler kapsamında saptanacağı, davada görevli mahkemenin deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli ihtisas mahkemesi olan 51. ve 52. Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere, davacı yanın davasını verilmiş olan ihtiyati haciz kararının gemi üzerinde icrasının yasaya uygun olmaması hukuksal nedenine dayandırmasına, söz konusu hukuksal durumun 6102 sayılı Kanun'un beşinci kitabında ve yine hususi olarak İİK'nın 257/4. ve 5. maddelerinde düzenlenmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy