MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/01/2014 tarih ve 2014/1-2014/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.05.2010 tarihinde davalıya ait uçakla .../... arası seyahat ettiğini, havalimanına indiklerinde bagajlarının bulunamadığını, sonradan kilidi açılmış ve içinde bir kısım eşyalar alınmış olarak kendilerine teslim edildiğini, bagajlarında içinde özel bilgileri ve hatıraları olan bilgisayar, ...'den aldıkları değerli giysiler ve Türkiye'den götürdüğü elbiseleri bulunduğunu, olay nedeniyle ciddi üzüntüye kapıldıklarını, maddi tazminat olarak faturaya dayalı olarak yurtdışından aldıkları giysilerin değerini talep ettiklerini ileri sürerek, 3.933 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre olayda sınırlı sorumlulukları bulunduğunu, bagaj için değer bildirilmediğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ... yolu şirketi ile taşındığı, yolcu beraberinde bulunan bagajın kaybolduğu, bilahare kilidi kırılmış ve hasara uğramış şekilde bagajın bulunarak davacıya teslim edildiği, davalının bu nedenle sorumluluğunun sınırlı olmadığı, davacının havayolu seyahatinden önce İsviçre'den kendisi ve yakınları için değişik giysiler aldığını belirterek buna ilişkin olarak İsviçre'den alınma faturaları ibraz ettiği, hayatın olağan akışına göre alınan bu eşyaların kaybolan bagajın içinde bulunduğunun kabulü gerektiği, gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 3.933 TL'nin tahsiline, manevi tazminat isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy