MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/04/2014 tarih ve 2014/60-2014/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği taahhüdünde bulunması sebebiyle müvekkilinin iki makbuz karşılığında 163.078 DM yatırdığını, 2006 yılında ihtiyacı nedeniyle ödediği parasını şifahi olarak talep eden müvekkilinin her defasında sonraki bir tarihte ödeneceği sözü verilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini, davalıların kanuna aykırı olarak para tahsil ettiklerini ve faaliyetlerini de geçerli bir hisse senedi satımı yapılmış gibi göstermeye çalıştıklarını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin hukuki olarak unsurları itibariyle ortaklık değil, bir borç ya da kredi anlaşması niteliğinde olduğunu ileri sürerek ıslahla birlikte davalılara verilen 163.078 DM karşılığı 180.240,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığnın tespitini, TTK, SPK, Bankalar Kanunu ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sessiz ortağı olduğu ... dışında mukim şirketin topladığı paraların davalı ...'e aktarıldığı, bu paralarla davalı ...'in iştiraki olmayan şirketlere kaynak sağlandığı, böylece sessiz ortaklara paylarının geri verilmesinin engellendiği, dava dışı ... dışı şirketi ile davalı ... arasında organik bir bağın bulunduğu, birlikte hareket ettikleri, ... dışı firması ile davalı ...'in tek bir şirket olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak davalı ...'ün de meydana gelen zarardan doğrudan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 180.240,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9.259,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy