MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2013 tarih ve 2012/96-2013/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalı TPE nezdinde 2009/44684 sayılı “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurularına diğer davalı şirketin "..." ibareli markalarını dayanak göstererek itirazda bulunduğunu, TPE YİDK’nin nihai olarak markaların benzer olduğu karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davalı itirazının kabulü ile marka başvurusunun reddine karar verdiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvurusu ile davalı şirket markalarının arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu ileri sürerek TPE YİDK’nin 2012-M-36 sayılı kararının iptaline ve başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve 556 sayılı KHK hükümlerine uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, "..." ibareli markaları ile dava konusu başvurunun benzer bulunduğunu, karıştırma ihtimalinin ve KHK'nın 8/4. hükmü koşullarının gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu "..." ibareli marka başvurusundaki esas unsurun "..." ibaresi olduğu, zira ortalama tüketicinin "..." ilavesini "... Anonim Şirketi' ibarelerinin kısaltması olarak algılayacağı, davalı şirketin redde mesnet markalarında da esas unsurun "..." İbaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan emtia ve hizmet sınıfının davalı şirketin bir kısım redde mesnet markasında da yer aldığı, bu itibarla markalar arasında, bağlantı kurma ihtimali dahil, iltibas riskinin bulunduğu, davalı şirketin redde mesnet, 6. sınıfta tescilli bulunan "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğu, bu durumun karıştırılma riskini daha da kuvvetlendireceği, bu nedenlerle dava konusu TPE YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.