MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/192-2013/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında Gaziantep ilinde “...” ismi ile kurularak üretim ve satış yaptığını, fabrikalar açtığını, 1998 yılında Ankara iline nakledildiğini ve halen bu isim altında perakende satış işi ile birlikte mobilya, ev tekstil ürünleri, elektrikli ev gereçleri ve züccaciye ürünlerinin satışını yapmakta olduğunu, müvekkili marka başvurusunda bulunmak üzereyken davalının müvekkilinin tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlamak amacıyla kötü niyetli olarak "..." ibareli 2010/24133 ve 2011/31106 sayılı marka tescillerinde bulunduğunu öğrendiğini ileri sürerek, "..." markasının müvekkili tarafından kullanıldığı ve büyük bir isim haline getirildiğinin tespitine, davalı markalarının hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Baransu” ibaresini yeğeninin adı olması nedeniyle marka olarak seçtiğini ve basiretli bir tacir gibi önce başvuru yapıp markasını tescil ettirerek kullanım hazırlığına giriştiğini, markalarını kanun hükümleri çerçevesinde tescil ettirdiğini, hiçbir şekilde davacının olduğunu iddia ettiği ününden haksız yararlanma amacının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 36. sınıftaki mağazacılık hizmetleri ile 27. sınıftaki "Halılar, kilimler, yolluklar, seccadeler” malları yönünden ticaret alanında markasal olarak fiili kullanımı bulunduğundan 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesi hükmünden kaynaklanan öncelik hakkı olduğu, 36. sınıftaki mağazacılık hizmetleri ve 27. sınıftaki tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/5. maddesi uyarınca öncelikli hak sahipliği bulunduğu, davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı markalarının tümüyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy