Taraflar arasında görülen davada verilen 22.01.2013 gün ve 2011/672-2013/5 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2013/9937-2014/81 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını değerlendirmek için gittiğini ve hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasını off-shore bankasına gönderdiğini, bunu da bankaya el konulmasından sonra öğrenildiğini, bankaca hesabın açıldığı söylenerek gecikmeli de olsa hesap cüzdanı verildiğini, bilahare bankanın fona devredildiğini, bankaya giden müvekkiline paranın off-shore bankasındaymış gibi işlem gördüğünü ve devlet garantisi altında olmadıklarını söylediklerini, banka yöneticisi ve 53 sanık hakkında sayılı dosyası ile bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu nedeniyle açılan kamu davası sonucu mahkumiyet kararı verildiğini, ayrıca müvekkilinin bankası aleyhine dava açtığını ve kararı ile davanın kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, ancak tahsil edilemediğini ve aciz vesikasına bağlandığını, ileri sürerek 10.000,00 TL'nin 24.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile birlikte; 5.078,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile birlikte; 500,00 TL'nin 24.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %70 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ve fer'i müdahil vekilinin temyizi üzerine Dairemizce gerekçe ilave edilerek onanmıştır.
Bu kez davalı vekili ile fer'i müdahil vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...ye iadesine, karar düzeltme isteyen fer'i müdahil ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy